17 Mart 2009 Salı

Kayınavlide Çıkmazı


CAN'ım cumartesi akşamı beni güzel bir restoranda yemeğe çıkardı.
Yemekten sonra bara gideriz diye arkadaşlarla ayarlama yapmaya çalışırken beni durdurdu ve gece ikimiz için özel olsun başbaşa olalım dedi.
Çok romaktik...
Fazla tehlikeli!!!

Üçgen vücuduma uygun yeni giysiler aldım ve cumartesi akşamı çıktık yemeğe.
Konu döndü dolaştı en pırıltılı ve en romantik haliyle evlenme teklifine dönüştü.
Çok fazla tehlikeli yani.
İki yıldır herşeyimi paylaştığım insan üçüncü defadır ciddi ciddi medeni durumumuzu değiştirmekten bahsediyordu.
Ben evlenmeyi düşünmüyorum. İstemiyorum. HAtta kararlıyım evlenmeyeceğim.
İstemiyorum yahu...
Annem hergün binlerce km öteden arayıp neden evlenmediğimi soryor. -ne olacakmış benim halim.
Ona nazik davranmaya çalışmaktan konuyu kurcalaması için ricada bunmaktan sıkıldım.
Üzerimde yarattığı rahatsızlığı anlatamam. Artık konunla konuşmak kendimi kötü hissetmeme neden oluyor. Bıktım aynı konuyu 7-24 herkese açıklamaya çalışmaktan.

BEN EVLENMEYECEĞİM. ÇÜNKÜ BU SORUMLULUĞU FAZLA BULUYORUM.
Neyse CAN'ıma evlenmeyelim dedim.
Sen beni yeterince sevmiyorsun dedi gece mahvoldu. Açıklamaya çalıştım anlatamadım.

Yazayım bari,
Annesi beni sevmiyor. Onda bir annne var aman Allah!
Çevremde arkadaşlarımda gördüm nasıl uzun süre ilişkilerinin içinde bir kaynana gölgesiyle yaşadılar.
Anne sendromunu aşamayanlar boşandı. İlişkileri ağır basanların anneleriyle çok kötü ilişkiler kurmaya başladı. Hatta KÜsenler bile var.
Düşünsene hayatının adamını- kadınını - aşkını bulmuşsun annesi ilişkinizde başrol oynamaya çalışıyor.

Evlenmeden ilişkinden uzak tutmak kolay ama evlendinmi seni taa nikah gününden pastanın içinde boğmaya çalışıyor.
Gelin kaynana ilikileri kişilik ispat , kendini kanıtlama workshoplarına dönüşüyor.
Sonra aileler birbirleriyle analşamıyor derken senin çiçek gibi ilişkinin içine karabasan gibi bir sürü insan doluşuyor.
Annen böyle yaptı senin ki şöyle dedi dırrdır vırvırvırrr.

İlişki iki kişilik olmaktan çıkıp topluca yaşanan birşey haline dönüşüyor.
Ne güzel sıcacık iki kişilik ilişkimizi yaşarken neden annen bizim hayatımıza girmek zorunda.
Türkiye'ye gittiğimizde CAN'ım ilişkimizin ciddi olduğunu söyleyince tanışalım diye kadın beni yemeğe çağırdı.
Güzel bir sofra hazırladı. Ailesinde ki herkese yemek servisi yaptı sonra yerine oturdu.
Ben öyle tabağım boş kaldım sofrada. CAN kalktı servis yaptı ben de ucundan iki lokma sofradan kalktım ve gezmeye çıktık.
Kadın resmen savaş açtı ve ben onunla uğraşmak İSTEMİYORUM.
Hayatı kolay yaşamak varken !

Evlenmemek için nedenlerin en güzeli ve ilk sırada olanı.
Kaynana çıkmazıdır.

*Fotoğrafın kaynagı: time.com/time/

14 yorum:

  1. nazik olamayacağım yorumumda, ama kadın tam dayaklıkmış. ayıp, sonuçta müstakbel gelin adayı olmasını bırak, misafir gelmiş ve servisi pas geçmiş kadın.yazık diyorum, hangi komplekslerin görünen buzdağları ise bu hareket, arka planda daha neler neler var Allah bilir...aman dikkat.
    not:mesafe koyarak yaşamak mümkündür her zaman, gelir gider hesabına vurduğunda, hayatından gidecekler için değmez mi?bu bahsedilen sendromu hepimiz neredeyse sırayla yaşadık da ondan neşter atıyorum.iş müstakbel eşinizde bitmeli, nokta

    YanıtlaSil
  2. Nedense okuyunca hüzünlendim..
    Birde herkes başta böyle davranışlarla karşılaşıyor..Aşılıyor,aşılamazsa araya mesafe konuyor ama hiç birimiz vazgeçmedik..Vazgeçmek gibi bir lüksümüz olmamalı..Ya da siz savaşmaya değer bulmuyorsunuz anlamına gelir ki böyle olduğunu sanmıyorum.

    YanıtlaSil
  3. bosver sen hicccccccc evlenme canim.inan tecrubeyle kanitlamis olarak soyluyorum ,kafani ...ikmeye his gerek yok.bitmez bu kaynananalarin dirdiri.bi bakmissin o sevgidin adamda ana kuzusu olmus cikmis,iyice kafayi yersin.yukaridaki yorum dogru es olacak sahisin tavri cok onemli.
    (yani banane tabi hayat senin hayatin ama konu benim hassasim,bi kisi bi kisidr kurtulsun dedim:)
    blogunu hayirli olsun,takipdeyim.

    YanıtlaSil
  4. çok üzgünüm, (ama o kadar kötümser değil)
    bir çıkar yol bulacağınıza inanıyorum.
    O durumda Can.ınızın tavrı ne oldu işte bam teli burada !
    kaynana- gelin arasındaki ayarı kesinlikle ve kesinlikle veren oğullardır.oğlu yetenekli ve akıllıysa ne alaa, yoksa vay halinize !
    herkes haddini bilecek, sınırlarını aşmayacak ve saygılı olacak(sevmezse sevmesin)

    YanıtlaSil
  5. Aslında Amerika'da yaşarken mesafe koymak hem çok kolay hem de çok zor.
    Yılın uzun bir zamanı yüzünü bile görmüyorsun ama sonra bir anda iki aylığına senin evine kalmaya gelebilyor.
    Benim yakın bir arkadaşımın başına geldi. Kadın evlenmelerini istemedi, nikahta ağladı siyah gözlükler taktı sonra kız doğum yapınca iki ay onlarda kaldı. Kız öyle bir bunalıma girdi ki aylarca toplayamadı kendini. Bu arada kadının oğluda anne kuzusu felan değil. Gayet eşine çok aşık bir insan. İki ay hiçbir kavga gürültü tartışma olmadan aynı evde yaşadılar. Ama artık nasıl bir tavır ve gerilim yarattıysa oğlu annesiyle bir yıldan fazladır konuşmuyor. Zaten kadın da onu aramıyor.
    CAN da pek anne kuzusu değildir ama annesinin ziyarete gelmesinin önüne de geçemeyeceği kesin.

    YanıtlaSil
  6. BEN İLK AİLE TANIŞMASI SIRASINDA ÇOK GERGİNDİM. SEVGİLİMİN ANNESİ KAHVE VE YAPTIĞI KEK VE PASTALARDAN İKRAM ETMİŞTİ BANA. HATTA SEVİYORUM DİYE TÜRK KAHVESİ YAPIP GETİRDİ. NE ZAMAN YEMEĞE GİTSEK, BENİ HEP OTURTUR, HİÇ BİR ŞEYE KARIŞTIRMAZ. ŞANSLIYIM SANIRIM, AYNI ŞEHİRDE 10 DK. LIK MESAFEDE YAŞADIĞIMIZ DÜŞÜNÜLÜRSE!
    ~ özür, buraya kadar bakmadan yazdım, harfleri caps lock'ta unutmuşum!~
    sırf sebep bu olmamalı naçizane. her zaman orta yol bulunuyor. burada sevgilinin de dengeyi kurması gerekiyor. hep kötü hikayeler dinlemiştim, ama doğru ve güzel hikayeler de var.
    ne olursa olsun, hayatını istediğin insanla istediğin şekilde ve istediğin yerde geçirmeni dilerim şehir kızı:)
    sevgiler,

    YanıtlaSil
  7. Ben de Sinem gibi düşünüyorum doğrusu. Bence de boşver sen hiççç evlenme. Ben hem gelin hem görümceyim.
    Şimdi yukarıdaki mesajları okuyorum da şunun kaynanası şöyle yapmış da oğluyla 1 senedir görüşmüyormuş da falan filan.Halbuki birisinin ağzından olayı dinlediğinizde kesinlikle haklı olan oymuş gibi gelir. Bir de kayınvalideyi dinleyin bakalım.O zaman da o haklı gelir size.Gerçeği ise ancak, olayı onlarla birlikte yaşayarak öğrenebilirsin.Ben de yaşanmış bir olayım olmasa kesinlikle kayınvalideyi haksız bulurdum.
    Fakat ne yazık ki yaşanmış kötü bir olayım var. Benim de kardeşim Amerika'da yaşıyor ve o sırada evli olduğu için eşini de doğal olarak yanında götürdü. Tabii eşi oraya gittikten 1.5 sene kadar sonra kardeşini de oraya götürdü ve kardeşi halen orada ikamet ediyor. Fakat bu kişiler her fırsatta Amerika' da yaşamanın ne kadar pahalı olduğunu ve ne kadar borçları olduğunu söyleyip söyleyip bize fenalık getiren kişidirler.Kardeşine bakarken Amerika ucuz bir yer oluyor ama. Yaklaşık bir 3.5 sene sonra da annesini götürdü ve annesi orda yaklaşık 9 ay kadar kaldı. Annesi Türkiye' ye döndükten 4 ay sonra da ben annemle birlikte gittim ve 1 ay kadar orada kaldım ve daha gidişimizin 9.gününde falan ufacık bir sebepten (annemle aramızda kızkardeşim hakkında konuştuğumuz bir konuyu üzerine alındı ki bunu kasıtlı yaptığından artık en ufak bir kuşkum kalmadı) evi terk etti.Daha sonra güya döndü fakat neye yarar araya kötülük girdi.Yani sizin anlayacağınız bizim bu seyahatimizi ağzımızdan burnumuzdan getirdi. Tabi arada kalan kardeşim oldu.
    Benim kardeşim de eşine oldukça aşık. Aynen senin yukarıda anlattığın gibi ve şu an bizi aramıyor. Karısını incitmekten korkuyor.
    Şimdi sana ancak şunu söyleyebilirim. Bekar bir insan bunu kesinlikle anlayamaz. Ancak bir anne olmanız, bir evlada ömrünüzü vermeniz ve ondan hiçbir karşılık beklemeden sadece özleyip görmek istemeniz gerekir kayınvalideyi anlayabilmek için. Evet gerçekten bilinçli ya da bilinçsiz kötü, sınırlarını bilmeyen kayınvalideler vardır, yoktur demiyorum. Ama biz gelinler de çok, sütten çıkmış ak kaşık değilizdir.
    Eğer ille de benim annem mükemmel, her şeye o sahip olmalı ama senin annen gözüme hiç görünmesin diyorsan lütfen evlenme, bir anneyi evladından ayırma. Adaletin olmadığı bir evlilik 5 para etmez ve eninde sonunda bir gün kayınvalide olup aynı dışlanmışlığı size de yaşatır hayat.
    Benim de zaten kardeşimle evli olan o zat hakkında tek tesellim bu. Kendisi gibi bir gelin sahibi olması.

    YanıtlaSil
  8. Çok şanslıymışsın dilayra. Ben annesiyle ilk ve son defa anlattığım yemekte karşılaştım. Bir daha karşılaşmasak iyi olur gibi geliyor.

    Adsız, ben de senin hikayeni karşıdan dinlemek isterdim :))

    YanıtlaSil
  9. Zaten karşıdan çok dinlemişsin. Yukarıdakilerin hemen hemen hepsi karşı tarafın anlattıkları. Onlara da aynı cevabı verdiysen eğer buyur karşıdan dinle. Zaten söylemek istediğim de bir taraftan dinlemen değildi. Kimi dinlersen herkes kendi açısından konuşacaktır demek istedim fakat yazı uzun olunca ana fikrini anlamak zor oluyor galiba.

    Esasen Adsız mesaj atmak tarzım değildir fakat sonuçta kardeşimin sevdiği ve artık ben sevmesem hatta yüzünü bile görmek istemesem de maalesef ailemizin bir parçası olmuş şahsı da deşifre etmek çok daha fazla tarzım olmadığı için üzgünüm ama Adsız olarak mesaj atmak zorunda kaldım. Zira insan bir şekilde derdini dökmek istiyor. Sen de bu konuyu açınca nedense benim kayınvalidem hiç aklıma gelmedi ama gelinimiz geldi aklıma.

    Bu arada bu yazdıklarım arasında söylemeyi unuttum. Kayınvaliden de sana gerçekten böyle davrandıysa tabi ki terbiyesizlik yapmış. İnsan evine gelen kişiye düşmanı da olsa bu şekilde davranmaz. Ama madem öyle o zaman biz de karşı taraftan dinlemek isterdik aynı hikayeyi. :)

    YanıtlaSil
  10. Ayrıca bloğunu tesadüfen görmüştüm ve profiline bakmadan önce yazılarını okumaya başlamıştım. Bu yazıdan ve yorumumu anlamak İSTEMEYİP, halen "bir de karşı taraftan dinlemek isterdim" şeklinde cevap verdiğinde, kimdir bu şehir kızı diye profiline baktım ve psikoloji eğitimi aldığını gördüm ve şaşırdım doğrusu.
    Yoksa bu konu eğitiminin bir parçası olan tezinin konusu mu. Bizleri deşerek bu konu hakkındaki değişik fikirleri mi almak istedin, yoksa sen ciddi misin? Zira sadece böyle kendi tarafından bakış açısına sahip olup, kendi tarafında olanları koşulsuz haklı buluyor görünmen, mesleğinle bağdaştıramadığım bir durum.
    Ne güzel bir eğitim alıyorsun.
    Öğrendiklerini müstakbel kayınvaliden üstünde denemek için daha ne bekliyorsun. Sen de bu sorunu halledemezsen dünyadaki bunca gelin nasıl halletsin kayınvalide sorununu.
    Bu arada ben de senin gibi bir psikoloğum ve belki benim anlattıklarım da benim tez konumdur kimbilir. Sana tarafsız bir bakış açısı kazandırabilmek ümidiyle...

    YanıtlaSil
  11. Demek sen de psikoloji eğitimi alıp gelininizle olan sorunlarınızı halledemedin. Oluyor işte böyle şeyler :)))

    YanıtlaSil
  12. Hallettim. Hem de çok güzel :o))))

    YanıtlaSil
  13. Merak etmeyin tavrınızdan çok iyi anlaşılıyor zaten.

    YanıtlaSil
  14. Sizin ne anladığınızı bilmiyorum fakat benim anladığım şudur. Henüz çok gençsiniz ve çok duygusal yaklaşıyorsunuz olaylara. Benim sizden beklentim kesinlikle bana hak vermeniz değildi. Siz hak verseniz bana ne faydası olur ki; ne benim fikrim değişir, ne gelinimizin ve onun gibi düşünenlerin fikri değişir, ne de yaşanıp bitmiş olaylar geri döndürülebilir.

    Mutlaka sizin de yaşadığınızı söylediğiniz şey kimin başına gelse aynı derecede kızgın ve duygusal olurdu herhalde. Benim tepkim, sizin kendi olayınıza verdiğiniz tepkiden çok, arkadaşınız hakkında anlattığınız şu 1 senedir kayınvalidesiyle eşinin küs olması olayına idi. Ne kadar kötü bir insan olursa olsun böyle bir şeyi kabul edemem. Her gün koklamaya kıyamadığım bir oğlum var. Bütün hayallerimi uğruna ertelediğim belki de tamamen iptal ettiğim. Günün birinde sırf adım kayınvalide diye, bakımlı görünmeye harcadığı enerjinin 1/10 u kadar enerjiyi, kendi annesi olduğu kadar oğlumun da bir annesi olduğu gerçeğini kabul edemeyecek olan bir şehir kızının entrikalarına maruz kalmak istemem. Bu cümlede de kesinlikle kastettiğim arkadaşınız. Ben birbirlerini herşeyleriyle sevecek, kayınvalidelerini -sadece erkek annesi olarak beni değil gelinimin annesini de- idare edebilecek dengeli bir aile kurabilecek zekada bir kızla beraber olmasını isterim oğlumun.

    Sizin beni anlamadığınız çok açık. Taraflı bakış açınız halen devam ediyor. Bunu da yukarıda söylediğim gibi gençliğinize ve kayınvalide namzetinin yaptığı o kabul edilemeyecek harekete karşı olan kızgınlığınıza veriyorum.

    En son mesajımı bile anlatamamışım yazık.. Evet ben meseleyi çok güzel bir şekilde hallettim sayılır. Sizin anladığınız şekilde değil ama. Her ikimiz de yaşadığımız olayı unutmayacağız belki ama, her ikimizin de çok sevdiği ortak bir noktamız var ve her ikimiz de aklımızı kullanıp o ortak noktayı üzmemek için elimizden geleni yapacağız. Belki bir gün birbirimizi az da olsa sevmeye bile başlarız kimbilir.

    Benim size anlatmak istediğim bir tek şey vardı. Onun bunun anlattıkları sizin hayatınızı etkilemesin lütfen. Bu ben de olabilirim, arkadaşınız da olabilir. Kayınvalideniz hakkında bir şey düşünecekseniz bu , kasıtlı olarak size servis yapmadığı için olsun. Siz mesleğiniz icabı hep başkalarını dinleyeceksiniz. Başkalarının anlattıkları üzerinizde bu kadar etkili olursa kendi hayatınızda nasıl sağlıklı kararlar verebilirsiniz.Benim tek istediğim TARAFSIZ ille de TARAFSIZ bakmanız olaylara. Ancak o zaman iyi bir psikolog olabilir ve ancak o zaman sevdiğinize layık bir eş olabilirsiniz. Belki bakarsınız birgün, bir meslektaş olarak bizim de altından kalkamadığımız bir olay olur sizden yardım isteriz. İyi bir psikolog olmanız tabi ki bizler için önemli. Ümit ediyorum ki siz de kayınvalideniz ile aranızdaki buzları çözersiniz.

    Bloğunuzda ve hayatınızda başarılar dilerim. Artık bu konuya başka yorum yapmak istemiyorum. Bir konuya bu kadar yorum fazla. Artık ne anladınızsa. Benim elimden ancak bu kadarı geliyor. Umarım derdimi bu sefer anlatabilmişimdir. :))

    YanıtlaSil