18 Nisan 2009 Cumartesi
Sebzeli Cevizli Pilav
1 cup kahverengi birinci 2 cup suyla yaklaşık 45 dakkika pişiriyorsunuz.
Sonra tavada (mümkünse wok) sevdiğiniz sebzeleri ve kuruyemişleri zeytin yağında pişirip, pilavı da tavaya ekleyip birazda pilavla pişirip yiyorsunuz.
Benim yaptığım pilavın içinde ,
3 havuç
100 gram brokoli
2 avuç ceviz
2 çorba kaşığı kuş üzümü vardı.
Her hafta evde ne sebze varsa onlarla böyle bir pilav yapıyorum. Bu sefer evde dolmalık fıstık yoktu dolmalık fıstıkla denemenizi tavsiye ederim.
11 Nisan 2009 Cumartesi
Photoshop Güzelleri
En pürüsüz tenli, en ince belli en güzel bakışlı photoshop kadınları piyasayı sardı ruhumuzu kemiriyorlar.Bu photoshop kadınlar için tasarlanmış sanki.
Her zaman varılmak istenen görüntünün son adresi.
Dün bir dergide saç boyası reklamı gördüm.
Saçları beyaz olan bir kadın , saçlarını bir sıradan saç boyasıyla bir de reklamı yapılanla boyamış. Fotoğrafı ortadan ikiye ayırmışlar kadın bir tarafta grileri kapanmamış yüzü krışık içinde .
Diğer tarafta yine aynı kadın ama saçları koyu pırılpırıl ve üstelik kırışıklıkları da yok :)
Sanki saç boyası değil sihirli deynek!!
Kadınların bilinç altına oynuyorlar. Hatta kadınları tüketiyorlar.
Hep uyulması gereken aynı kusursuzluk kalıbının içinde yaşanmalıymış gibi.
Üstelik şimdi ellerinde çok ağır silahları da var photoshop!
Sen o ürünü al gençleş.
Güzelleş üstelik kırışıklarından bile kurtul bir saç boyası parasına mükemmel görün.
Tam olarak yalan reklam durumu yani.
Kadınları photoshopta ince belli göstermenin bedeli olarak sadece Amerika'da 7 milyon anorexia ve bulimia hastası kadın var.
Genç nesil çok kötü etkileniyor.
Çözüm olarak Damimarka gibi Avrupa'nın çeşitli ülkeleri özellikle gençler için yayınlanan dergilerde photoshop kullanımını kısıtlama yönünde yeni kanunlar çıkarmaya çalışıyor.
Şirketler ürünlerini satıp para kazanmak için, insanların bilinç altlarına uygun reklamlar hazırlıyorlar.
Bu reklamlar bizi bakımlı olmaya , güzel görünmeye yönlendirirler.
Ama photoshop kullanıp insan üstü imajları kafamıza sokmaya çalıştıkça bize zarar veriri hale geliyorlar.
Böylece hem onların ürünlerini alıp onları memnun ediyoruz.
Hem de bir türlü görüntümüzden tatmin olmuyoruz.
Reklamlarıyla paramızı alıp bizi mutsuz ediyorlar.
Çevrenizdeki genç kızlara yapabileceğiniz en büyük iyilik onları photoshop konusunda bilgilendirip dergilerdeki görüntülerin gerçek olmadığını anlatmak olacaktır.
Fotoğrafın Kaynağı: digitalartsonline.co.uk
7 Nisan 2009 Salı
Yine Zaman Yok !
Hani ben daha bakımlı olacaktım kendi tarzımı oluşturacaktım, sağlığıma daha çok özen gösterecektim. vs vs vs...Dergi okumaya bile zaman bulamıyorum yine.
Bir süredir beklediğim haber sonunda geldi. Otistik çocukların gelişimi üzerine yapılan bir kaç ünivesitenin birlikte yürüttüğü bir çalışma var, doktora için bu programa başvurmuştum. Kabul edilmişim. OLEyyy....
Bu konu gittikçe önem kazanan bir durum haline gelmeye başladı. Amerika'da her 150 çocuktan biri otistik !!!
Bu rakamın bu kadar yüksek olmasının sebebi de sadece Amerika'da bu kadar çok tanı konuluyor olması.
Dünyanın geri kalanının bu duruma yaklaşımı sadece konuşmayan ve dışa kapalı çocuklarla sınırlı. Ama otizm çok geniş bir yelpazeye sahip bir sendrom. İçinde konuşamıyan ve tamamen iletişime kapalı çocuklardan, normal konuşan ama sosyal hayata uyum sağlamakta güçlük çekenleri kapsan ve hatta dahileri barından bir sendrom.
Ve gittikçe daha çok çocuğun ve ailenin yardıma ihtiyacı oluyor.
Araştırmalar bu çocukların bazılarının normal hayata adaptasyonunun sağlandığını görmüş. Psikologlar bu senromun çözümünü bulmaya çalışıyor.
Ben de bunlardan biri olacağım...
Oleeyyy...
Fotoğrafın Kaynağı : makeovers.ivillage.com
1 Nisan 2009 Çarşamba
Tartışma Başlatan Evi Terketsin
Son zamanlarda ilişkimizin biraz yardıma ihtiyacı var.Mesleki olarak her ne kadar insan davranışları üzerine uzmanlaşsam da hiç hoşlanmadığım birşey varsa o da özel hayatımda çözüm getiren kişi olmaktır.
Kendim olmaktan çok olması gerekenin ne olduğunu araştırıp, durumu doğru yöne sürükleyip doğru sonuca kavuşturmaya çalışıyorum.
Psikolog olmanız her sorunu çözümleyebileceğiniz anlamına gelmiyor. Karşınızdakinin de ortak istekler ve beklentiler içinde olması gerek.
Konuşmalıyız dedim. Ben huzursuz olduğum bir evde yaşamak istemiyorum. Eminim bu tartışmalarımız seni de çok yoruyordur. Yaşadığımız durumda bir haklı ya da bir suçlu yok sadece eğer bu şekilde tartışmaya devam edeceksek aynı evde yaşamamız doğru değil dedim.
Önce biraz itiraz etti. Onu huzursuzluğun ne kadar yorucu ve sevimsiz olduğu konusuna yoğunlaştırdım. Huzursuzluk istemediğini kendisinin de kabul etmesi ve söylemesi için ona fırsat verdim.
Ve tam ortaklaşa bir karar alıp anşalma sağlamışken arada asıl bütün konuşmanın nedenini kabul ettirmiş oldum. "Tartışmaya devam edersek evleri ayıralım"
Eğer bu konuşmayı bildiklerim doğrultusunda yönlendirmeseydim yine kavga edecektik.
Ama bu şekilde davranınca da kendimi ilişkiyi yaşayan değil, ilişkiyi çıkmazdan kurtaran bir psikolog gibi hissettim.
Benim için çok mesleki bir şeydi hiç hoşuma gitmedi.
Grafiğin Kaynağı: allposters.com
29 Mart 2009 Pazar
Yok Artık Yaaa

Geçen haftayı şiddetli bir kavga çok sıcak bir barışmayla yarılayıp.
Üzerine bir presentation ve raporla tamamladıktan sonra ancak hafta sonu geldi.
Cuma akşamı dışarıda tai restoranında arkadaşlarla buluştuk.
Cumartesi öğleden sonra kızlarla alışveriş yaptık. Haftanın haberleri bendeydi üzerine ayrıntılı konuşmalar yaptık.
Cumartesi akşam bir arkadaşımızın evinde toplandık. Film izledik yeni insanlarla tanıştık.
Orada bizim okuldan bir profesörle tanıştım. Adam Fransız kökenliymiş konuşma sırasıyla Paris, şarap, İstanbul, Türk yemekleri, Fransız yemekleri şeklinde ilerledi.
Kabul ediyorum biraz fazla uzattık konuşmayı ama gece eve döndüğümüzde yaşayacağım tatsızlığı bilsem iki dakikadan fazla konuşmazdım.
Daha yolda başladı- ee amma çok ortak zevkiniz varmış diye.
Gece hiç içmediğim için arabayı ben kullanıyordum. Farkettim ki çok içmiş!
O sırada içimden arabayı kenara çekip onu dışarı atmadığıma çok pişman olacağıma dair bir his vardı.
Atmalıydım onu arabadan.
Sosyal olmak için insanlarla bir araya geliyoruz eğer insanlarla konuşmayacaksak evde film seyredelim dedim.
Anladım ki açılış cümlesini bu şekilde kurmuş oldum.
Eve gidene kadar konuştu. Eve gidince de daha kötü tartışmaya başladık.
Tartışmanın içinde onun tarafından kurulan bazı cümleler:
Adam gençmiş (33) yaşındaydı. Yakışıklıymış, bakımlıymış, karizmaymış, giydikleri pahalıymış, onun saç kesimi en az yetmiş dolarmış.
Neyse git o zaman onunla birlikte ol dedim. Ayrıca bu kadar reklamın üzerine ben bile adama bayıldım!
Gece okula gitti ders çalışmış! Ben de evde duramadım arkadaşımın evine gidip sızana kadar içip müzik dinleyip sohbet ettik.
Pazar eve dönğüm de evdeydi ama hala konuşmuyoruz.
Kendimi bunun için mi yorcam ben kalbimi bunun için mi kırcam ben!
Resim: Gustav Klimt
25 Mart 2009 Çarşamba
Bakma Bana Öyle
Sabah kalkıp bünyemi sürüyerek derslere girdim.İki defa tuvalete gidip hıçkıra hıçkıra ağladım.
Bütün gün telefonumu sadece arkadaşlarımı aramak için açtım.
Öğleden sonra kütüphanede cuma günü yapacağım presentationı hazırladım.
Arada bir tuvalete gidip ağladım.
Akşam eve dönmeden iki şişe masi ve bir kaç çeşit peynir aldım.
Arabayı park yerinden çıkarırken az daha direğe çarpıyordum.
Eve doğru yürürken onu kapının önünde Wall.e gibi beklerken buldum. Sarıldık birbirimize. Nasıl istiyorsan öyle olsun ben sensiz yaşayamam dedi.
Gözleri sıcacık bakıyordu.
CAN'ım şimdi uyuyor küçük bir çocuk gibi. Benim yarına rapor hazırlamam gerekiyor.
24 Mart 2009 Salı
Çok Güzel Oldu Yine Yapalım
Bana evlenme teklif ettiği geceden beri evde break-up filminde yaşananlar yaşanıyor.Sürekli tartışıyoruz.
Ben hiç görmedim evlenmeye hevesli erkek !
Neden evlenmek istiyorsun diyorum; ilişkimizi biticek endişesiyle yaşamaktan bıktım diyor.
Evlenince ilişki garanti yani!!!
Ben de ilişkimiz bitsin istemiyorum ama evlilik büyük sorumluluk işte.
Evlenmek istemiyorum ben. Tekrar sorumsuzca yaşadığımız sıcak ilişkimizi istiyorum.
İstemiyorum freud'un çözemeyeceği insanları çözmeye çalışmayı.
İstemiyorum çok bilmiş olup pratik zeka mahsülü ilişkiler geliştirmek.
Ben steril hayatımı seviyorum. Seçerek hayatıma aldıklarımı.
Aslında Amerika'da yaşamıyor olsak o da istemezdi evlenmeyi. Ama buralarda bulmuşuz birbirimizi sevmişiz. Ne kadar arkadaşın olursa olsun sevgilin başka buralarda. Hayatını paylaştığın kişi tek dayanağın.
Zaten bununla da tehtit etti beni. Eğer ayrılırsak doktorayı bırakıp Türkiye'ye dönecekmiş!
oooofff
Hatta gizlice evlenelim kimse bilmesin dedi. Sanki ne fark edecekse.
Neyse bunlar sakin kafaya yazdıklarım.
Dün öyle iğrenç kavga ettik ki artık ne olur bilmiyorum.
Ben kovdum o da kapıyı çekip çıktı.
Çok güzel oldu .
O gerizekalıyı bu kadar çok sevdiğime inanamıyorum!!!
Hüüü
22 Mart 2009 Pazar
Kötü Alışkanlıklar
Araştırmalar ve istatistikler sonucunda, hastalıklara ve yaşlanmaya neden olan kötü alışkanlıklar listesi,Kötü Alışkanlıklar
1- Sigara içmek
2 - ağır maddi borç içinde girmek
3- Uyumak için uyku ilacına ihtiyaç duyuyor olmak.
4- Çok içmek ve içkili araba kullanmak.
5- Hergün ağrı kesici kullanmak.
Kötü Beslenme
1- Çok gazlı içecek tüketmek.
2- Haftada en az dört öğün fast-food restoranlardan yemek.
3- Her gün, dondurma, şeker, tatlı yemek.
4- Az sebze yemek.
5- Çoğunlukla sabah kahvaltılarını atlamak.
6- Sürekli beş-on kilo alıp vermek.
Kötü Yaşam Tarzı
1- Mutlu olmaktan çok, sinirli, kaygılı, stresli olmak
2- Aile ya da kariyerinde kontrolü kaybetmiş olduğu hissi.
3- Bir süredir mutsuz ilişki yaşıyor olmak.
4- Sağlık sorunlarını görmezden gelmek.
5- Günlük egzersiz yapmıyor olmak.
Sağlıklı ve uzun bir hayat için beş iyi alşkanlık.
1- Daha çok egzersiz yapmak.
2- Daha çok sebze ve meyve yemek.
3- Daha az yağlı ve zararlı şeyler yemek.
4- Daha az kaygılanıp daha çok eğlenmek
5-Daha çok uyumak
Yazının Kaynağı : Best you dergisi
Fotoğrafın Kaynağı: bwsuk.org/
20 Mart 2009 Cuma
Diş Temizliği

Bazı insanlar vardır dişlerinin bakımını çok önemsemezler ama yine de dişleri sağlıklıdır.
Bazıları vardır fırçalar, dişlerine özen gösterir ama yine de koruyamaz onları.
Çünkü bazı şeyler genetik.
Ama yine de dişlerinizi daha iyi koruyabilmenin yolları var tabi.
Şeker tüketiminize dikkat edin, şeker tüketiminizin fazlalığı kendini kalçalarınızdan önce dişlerinizde belli eder.
Gazlı içecekler azınızda bakteri üremesi için uygun zemin hazırlar. Mümkünse içmeyin içecekseniz bir bardakla sınırlamaya çalışın.
Dişlerinizi haftada en az iki defa diş ipiyle temizleyin. Bu sadece dişler için değil genel sağlığınız için de iyi bir korunma yöntemi.
Tabi ki dişlerinizi günde iki defa fırçalayın.
* çizimin kaynağı: falboart.com
17 Mart 2009 Salı
Kayınavlide Çıkmazı

CAN'ım cumartesi akşamı beni güzel bir restoranda yemeğe çıkardı.
Yemekten sonra bara gideriz diye arkadaşlarla ayarlama yapmaya çalışırken beni durdurdu ve gece ikimiz için özel olsun başbaşa olalım dedi.
Çok romaktik...
Fazla tehlikeli!!!
Üçgen vücuduma uygun yeni giysiler aldım ve cumartesi akşamı çıktık yemeğe.
Konu döndü dolaştı en pırıltılı ve en romantik haliyle evlenme teklifine dönüştü.
Çok fazla tehlikeli yani.
İki yıldır herşeyimi paylaştığım insan üçüncü defadır ciddi ciddi medeni durumumuzu değiştirmekten bahsediyordu.
Ben evlenmeyi düşünmüyorum. İstemiyorum. HAtta kararlıyım evlenmeyeceğim.
İstemiyorum yahu...
Annem hergün binlerce km öteden arayıp neden evlenmediğimi soryor. -ne olacakmış benim halim.
Ona nazik davranmaya çalışmaktan konuyu kurcalaması için ricada bunmaktan sıkıldım.
Üzerimde yarattığı rahatsızlığı anlatamam. Artık konunla konuşmak kendimi kötü hissetmeme neden oluyor. Bıktım aynı konuyu 7-24 herkese açıklamaya çalışmaktan.
BEN EVLENMEYECEĞİM. ÇÜNKÜ BU SORUMLULUĞU FAZLA BULUYORUM.
Neyse CAN'ıma evlenmeyelim dedim.
Sen beni yeterince sevmiyorsun dedi gece mahvoldu. Açıklamaya çalıştım anlatamadım.
Yazayım bari,
Annesi beni sevmiyor. Onda bir annne var aman Allah!
Çevremde arkadaşlarımda gördüm nasıl uzun süre ilişkilerinin içinde bir kaynana gölgesiyle yaşadılar.
Anne sendromunu aşamayanlar boşandı. İlişkileri ağır basanların anneleriyle çok kötü ilişkiler kurmaya başladı. Hatta KÜsenler bile var.
Düşünsene hayatının adamını- kadınını - aşkını bulmuşsun annesi ilişkinizde başrol oynamaya çalışıyor.
Evlenmeden ilişkinden uzak tutmak kolay ama evlendinmi seni taa nikah gününden pastanın içinde boğmaya çalışıyor.
Gelin kaynana ilikileri kişilik ispat , kendini kanıtlama workshoplarına dönüşüyor.
Sonra aileler birbirleriyle analşamıyor derken senin çiçek gibi ilişkinin içine karabasan gibi bir sürü insan doluşuyor.
Annen böyle yaptı senin ki şöyle dedi dırrdır vırvırvırrr.
İlişki iki kişilik olmaktan çıkıp topluca yaşanan birşey haline dönüşüyor.
Ne güzel sıcacık iki kişilik ilişkimizi yaşarken neden annen bizim hayatımıza girmek zorunda.
Türkiye'ye gittiğimizde CAN'ım ilişkimizin ciddi olduğunu söyleyince tanışalım diye kadın beni yemeğe çağırdı.
Güzel bir sofra hazırladı. Ailesinde ki herkese yemek servisi yaptı sonra yerine oturdu.
Ben öyle tabağım boş kaldım sofrada. CAN kalktı servis yaptı ben de ucundan iki lokma sofradan kalktım ve gezmeye çıktık.
Kadın resmen savaş açtı ve ben onunla uğraşmak İSTEMİYORUM.
Hayatı kolay yaşamak varken !
Evlenmemek için nedenlerin en güzeli ve ilk sırada olanı.
Kaynana çıkmazıdır.
*Fotoğrafın kaynagı: time.com/time/
14 Mart 2009 Cumartesi
Baby Lima Bean
Burada altının çizilmesi gereken nokta baby lima olması. Lima fasülyesi yaparsanız lezzetli olmuyor baştan söyleyeyim.
Malzemeler
1 poşet dondurulmuş baby lima bean
1 orta boy soğan
1/4 cup zeytin yağı
1 cup su
tuz
süslemek için dereotu ve yarım limon suyu.
Yapılışı
Soğan küp küp toğranıp zeytinyağlı tencerede sarı bir renk alıncaya kadar çevirilir.
Ben hayatımda pembeleşen soğan görmediğim için pembeleşinceye kadar bekleyin gibi anlamsız bir istekte bulunmayacağım.
Fasülye poşeti açılıp içindeki fasülyeler süzgece konur. Soğuk suyun altında buzları akıtılır.
Soğanın sevdiğimiz kıvamda olduğuna kanaat getirilince fasülye içine atılır ve biraz çevrilip üzerine suyu , tuzu konur ve kapağı kapatılır.
Pişince bir gece buz dolabında bekletilir ertesi gün dereotu ve limonla lezzetlendirilir.
Zeytinyağlı yemekler bir gece buzdolabında bekletilir.
Ben bu yemeği yoğutla ya da tavukla birlikte yemeği seviyorum.
Fotoğraf bana ait.
13 Mart 2009 Cuma
Yulaf Maskesi
Yulaf maskesi cildi dinlendirmek ve nemlendirmek amaçlı kullanılıyor.Eğer ten renginizi biraz açmak istiyorsanız, ten renginiz biraz beyazlatmaya da yardımcı oluyor. Ten rengi açmak için haftada en az iki defa uygulamanız gerekiyor.
4 çay kaşığı yulaf
4 çay kaşığı süt
Bir kaba koyup yulafın sütü biraz emmesini bekliyorsunuz.
Sonra yüzünüze ugulayıp kuruyuncaya kadar bekliyorsunuz.
Çok fazla kurutmayın temizlemek zor oluyor.
Ben dün gece yaptım, maske sevdiğim maskeler arasında yerini hemen aldı.
*Maske tarifi ,The herbal body book
* Fotoğrafın kaynağı, fromnaturewithlove.com
11 Mart 2009 Çarşamba
Üçgen Vücütlular Nasıl Giyinmeli III
Pantolon seçimlerinde , boot-cut ve flared-leg kesim paçalar giyilmeliymiş. Yüksek bel giymemek gerekiyor ve caprilerden uzak durmak gerekiyor.
Mont, manto : swing, trench ya da wrap modelleri terchih edilmeliymiş.
swing
trench
wrapBu modelleri İnstyle da bulabilirsiniz.
10 Mart 2009 Salı
Üçgen Vücütlular Nasıl Giyinmeli II
Etek ve Elbiseler: straight cut, fit-flare, bias-cut , A-line ve wrap, kesimler üçgen vücuda uygunmuş.
Bu kesim isimlerinin hepsi elbise ve etek modellerinde kullanılıyor. Yukarıdaki giysileri İnStyle da buldum.
8 Mart 2009 Pazar
Dik Dur Dik Otur
Vücutlarının en iyi dansçılar taşır. Dans ettikleri için de onlara çok iyi bakarlar.Spor yapanların vücutları da çok güzeldir.
Ben de bir süre spor yapıp önce kaslarımı geliştirmeye sonra da dans dersleri almaya karar verdim.
Arada bir kendimi omuzlarımı yere düşürmüş çalışırken ya da oturuken buluyorum. Sürekli dik durmanın ne kadar önemli bir şey olduğunu hatırlatıyorum kendime.
* Resim : EdgarDegas
6 Mart 2009 Cuma
Üçgen Vücütlular Nasıl Giyinmeli I
Önce yazıda geçen giyimle ilgili ingilizce terimleri Türkçe'ye çevirmeye çalıştım. Ama çoğunun tam karşılığını bulamayınca ingilizcelerini kullanmak zorunda kaldım.Yazının ikinci kısmında elbise, pantolon, etek olacak.
Üst giyim: Giyilmesi gerenler, kayık yaka (boatnecks), aşağıdaki foğrafı kayık yakaya örnek olsun diye koydum.

Kısa kollu giyecekseniz, omuzları kapatan kısa kolluların giyilmesi gerekiyor.Cup sleeves. Örneği aşağıda.

Aşağıdaki gömlek kesimine tailored deniyor.Bu kesim gömlekleri tercih etmek gerekiyormuş.
Üst kısımları işlemeli, desenli, boncuklu bluzler vücudun üst kısmını büyük gösterdiklerinden tercih edilmelidir.
Ceketlerde Boyfriend kesim tercih edilmeli. Fotoğrafı yukarıda. Uzunluk olarak kalçaların bir kısmını kapatması iyi olurmuş.Giyilmemesi gerekenler
Flared sleeves- geniş kollu giysiler giyilmemesi gerekenlerin en başında. Kalçalarda fazla kilo görünmesine neden oluyormuş.
Ve omuzları dar gösteren hertürlü kesimden kaçınmamız tavsiye ediliyor.
Bel boyunda kısa ceketler.
Yazının kaynağı : "The look" Randolph Duke
5 Mart 2009 Perşembe
Pasaklı Olma Yatağını Kapat
Mehmet Öz ve Roizen'in yazdığı 'genç kalın' kitabında detoksla ilgili bölümü okuyunca pasaklı olmanın doğru birşey olmadığına karar verdim.Yatağımızın üstünü örtmek bizi toz mitelarından koruyormuş.
Bu toz miteları astıma yol açıyorlarmış.
Bu nedenle yatağımızın yastığımızın üstünü örtüp tozdan korumamız gerekiyormuş.
Bunca yıl bir kere bile yatağının üzerini kapatmayan ben. Yastıkları ve yorganı yıkadım. Yatak yeni nasıl olsa o kadar toz tutmamıştır diye kendimi ikna ettim.
Dersimi aldım artık yatağımı kapatacağım.
*Fotoğrafın kaynağı: potterybarn.com
4 Mart 2009 Çarşamba
Hızlı ve Lezzetli
Bazen aklıma fırına balığı atayım yanına salata yapayım gelmiyor. Onun için siteye ekleme ihtiyacı duydum. Buzlukta balık bulundurmak iyi fikir.
Üzerinin kaplı olması pek iyi değil tabi bu nedenle farklı balıklar da seçilebilir. Ben somon da seviyorum ama böyle de güzel.
Türkiye'de güzel balık seçenekleri daha fazla tabi.
Balığı fırına atalım yanına salata yapalım toplam 25 dakika.
3 Mart 2009 Salı
Vücut Şekilleri
Önce vücut şeklimizi bilecekmişiz sonra ona uygun giysiler seçecekmişiz. Şimdi ben de biliyorum vücut tiplerini ama önce bunları yazarsam sonra kitapta yazılanları açıklamak daha kolay olacak.Randolph Duke'ün 'The look" kitabını aldım çok ünlü bir tasarımcı kendisi. Bir çok hollywood yıldızı kırmızı halı pozunu onun elbiseleriyle vermiş.
Üçgen Vücut : kalçaların üst bedene oranla daha geniş olduğu vücut tipi. ( Jennifer Lopez)
Ters üçgen vücut : omuzlar ya da göğüsün kalçalara göre daha geniş olduğu vücut tipi.(Angelina Jolie)
Dikdörtgen Vücut: göğüs, bel ve kalça ölçülerinin birbirine çok yakın olduğu vücut tipi. (Nicole Kidman)
Kum saati Vücut: tam olarak kum saatine benzeyen vücutlardır. Göğüs ve kalça ölçüleri birbirine yakın bel ince. Kalça ölçüsü göğüse göre biraz daha az olursa daha çok kum saati,kalça ölçüsü göğüse göre biraz fazlaysa üçgen vücüt tipi oluyor.(Salma Hayek)
Baklava Tipi , dolgun vücutlardır. Bel çevresi , üst vücut, ve kalça yakın ölçülerdedir. (Queen Latifah)
Konuyla ilgili bir sonraki yazımda vücut şekillerine göre nasıl giyinmemiz gerekiyormuş onu yazacağım.
* Çizimin kaynağı, emeraldinsight.com
28 Şubat 2009 Cumartesi
Beyaz Saray'ın Hanımı
Michelle Obama, çok beğendiğim zeki bir kadın ve kendisi bir imaj harikası.Seçim döneminde giydiği elbiselerin bir çoğu yüz dolar civarında elbiselerdi. Çok renkli ve desenlileri seçiyordu. HAtta onun giydiği bu pahalı olmayan elbiseleri kadınlar rahatlıkla alıp,
Michelle Obama'nın elbisesinin aynısından giyiyor olmanın şaşkın mutluluğunu yaşıyorlardı.
O halktan biri gibi giyinirken aynı zamanda iyi görünmek için çok fazla uzman desteği aldı. Ama bazen ne kadar uğraşıra uğraşsın basında çirkin denebilecek fotoğrafları çıktı. Beyaz sarayın hanımı olduğundan beri kendi ve kızları için yeni bir gardrop hazırlanıyor. Bu ilk beyaz saray pozunda inci kolye takacağını tahmin ediyordum. Yanılmamışım. Üzerindeki elbisenin ortalama 3000 dolar ve üzeri olduğu tahmin ediliyor.
Hillary Clinton, uzun yıllar eşi ve kendi kariyeri nedeniyle politikanın içinde olduğundan nasıl oturup kalkacağını,vücüt dilini nasıl yöneteceğini ve nasıl kensine uygun giyineceğini çok iyi biliyordu. Kampanya boyunca çok şık giyindi ve giyimi nedeniyle çok da beğenildi. Ama tabi giysileri oldukça pahalıydı.
Sarah Palin, partisinde başkan yardımcısı adayı olarak seçildiği günden itibaren sürekli sansasyonlar yarattı.
Politika konusunda tabanı çok zayıf senatör olarak adı bir sürü skandala karışmış olmasına ramen onu başkan yardımcılığı adaylığına getiren şey görüntüsüydü.
Ama sadece görüntü hiçbir şeyi kurtaramadı. Çok fazla hata yapıp eline yüzüne bulaştırınca partisi basınla konuşmasına izin vermedi.
En büyük hatası partisinin parasıyla 150,000 dolarlık giysi alışverişi yapması oldu. Tek bir giysisinin fiyatı 5000-7000 dolar arasındaydı. Bu öğrenilince seçimden sonra giysilerini bağışlayacağını söylese de, bu kadar pahalı giysileri yardıma ihitiyacı olan insanlar nerede giyecekler diye alay konusu oldu.
27 Şubat 2009 Cuma
Bal Masajı Maskesi

Evde hazırlanan ve uygulanan yüz maskelerinin en önemli özelliği, içeriğinde zararlı maddelerin bulunmaması ve temiz olmasıdır.
Bu maske The herbal body book'tan.Yazmadan önce dün gece ben de uyguladım. Bundan sonra uygulayacağım maskeler arasında hemen yerini aldı.
Bal masajı maskesi sadece balla yapıldığı için ilk maske olarak bunu seçtim.
Her cilt tipinde kullanılabiliyor.
Ne sıklıkta kullanılacağı kişinin isteğine bağlı.
Özelliği, cildi yumuşatması ve nemlendirmesi.
Önce saçlar toplanıyor bala bulaşmasın diye. Sonra taze balı yüzünüze sürüyorsunuz.
Bütün yüzünüzü kaplayacak kadar olamalı. Göz çevresine sürülmemesi gerekiyor ve 10 dakika yüzde kalmalı.
Bu süreyi bir yere uzanıp rahatlayarak geçirebilirsiniz. Yıkamadan önce 5 dakika parmak uçlarınızı yüzünüze küçük küçük darbelerle vurarak masaj yapıyorsunuz. Bal parmak uçlarına yapıştığı için çok iyi bir masaj oluyor. Sonra sıcağa yakın ılık suyla yüzünüzü temizliyorsunuz.
Tavsiye ederim.
* Fotoğrafın kaynağı sassybella.com
26 Şubat 2009 Perşembe
25 Şubat 2009 Çarşamba
Parfüm
Yarın Meltem'le alışveriş yapacağız.Ben artık parfümümü değiştirmek istiyorum. İnternette gezinip yarın neler deneyeceğime karar vermeye çalışırken bir kaç taktik öğrendim.
İşte taktikler;
Parfüm almadan önce mutlaka denemiş olmanız gerekiyor. Her parfüm her ciltte güzel kokmuyor. Siz parfümü denerken yanınızda mutlaka bir arkadaşınızın ya da sizi günlük koklayan kişinin bulunması iyi olurmuş. İkinci bir görüş çok gerekliymiş.
Kışın daha güçlü kokular kullanmak daha iyi olurmuş. Soğuk kokuların yayılmasına yardım etmez.
Parfümü öğleden sonra almak gerekiyormuş. Öğleden sonra daha iyi koku alınırmış. İnsan sabah sabah parfüm koklayamaz zaten:)
Kuru ciltliler yağlı ciltlilere oranla parfümünü daha sık tazelemeliymiş.
Parfüm banyo yapıp tamamen kuruduktan sonra sürülürse kokunun kalıcılığı artarmış.
Yapılmaması gerekenler;
TAbi parfümü çok sıkmayacaksın. Hem çevreyi rahatsız edersin hem de baş ağrısı yaparmış.
Parfümü giysilere ve takılara sıkmamak gerekiyor. İçinde bulunan alkolden dolayı bozulabilirler.
Parfümün, kokulu sabun ya da deodoranla kullanılmaması gerekiyor. Birbirlerinin kokularını etkileyip istenmeyen bir sonuca neden olabilirlermiş.
Son olarak başta yapılan uyarıya dönüş. Parfüm denenmeden alınmaz!
*Fotoğrafın kaynağı parfüm filmi
24 Şubat 2009 Salı
Yeni Başlangıç
Çok tuhaf, ruj sürmek kadar doğaldı.
Yeni bir başlangıç yaptığıma göre hayatımda yeni bir döneme başlamış olmalıyım.
*Çizimin kaynağı crebro.net








